
Finansal Dolandırıcılıklarda Nitelikli Delillerin Tespiti ve Hukuki Süreçler
Yazar: Dr. Berker KILIÇ / Hukuk ve Bilişim Dergisi Yayın Kurulu Üyesi
Finansal dolandırıcılık, bireylerin ve kurumların ekonomik güvenliğini tehdit eden küresel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojinin hızlı gelişimi, dolandırıcılık yöntemlerini daha karmaşık hale getirirken, bu suçların tespiti için kullanılan dijital araçların ve hukuki düzenlemelerin de aynı hızla gelişmesini zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, finansal dolandırıcılık konusunu üç ana başlık altında ele almak, problemin kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını ve çözüm yollarının etkin bir biçimde tartışılmasını mümkün kılar.
1.1 A. Finansal Dolandırıcılıklarda Tespit: Nitelikli Deliller ve Sorumluluk
Finansal dolandırıcılık vakalarının çözülmesinde kullanılan dijital deliller, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin kimliğini ortaya koymada kritik bir role sahiptir. Trafik kayıtları (HTS, GPRS, CGNAT), IP adresleri ve cihaz bilgileri gibi dijital izler, suçun işlendiği anda yapılan analizlerin temelini oluşturur. Türk hukuku kapsamında, bu delillerin doğru bir şekilde toplanması ve hukuki süreçte kullanılabilir hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle 5651 sayılı Kanun ve KVKK gibi mevzuatlar, delillerin toplanması ve saklanmasında rehberlik ederken, dolandırıcılık mağdurlarının haklarının korunmasında da önemli bir hukuki çerçeve sağlar.
1.2 B. Dolandırıcılık Kurbanları ve Banka/Aracı Kurum Perspektifinden Nitelikli Delillerin Önemi
Dolandırıcılık mağdurları, genellikle büyük mali kayıplarla karşı karşıya kalan bireyler veya kuruluşlardır. Bu kişilerin zararlarının telafisi ve suçluların adalet önüne çıkarılması, hukuki süreçlerde dijital delillerin doğru bir şekilde sunulmasına bağlıdır. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi gibi düzenlemeler, dijital delillerin adli süreçte nasıl ele alınacağını ve hangi standartlara uygun olması gerektiğini belirtmektedir. Bankalar ve aracı kurumlar, dolandırıcılık mağdurlarının zararlarının giderilmesinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun hareket ederek önemli bir sorumluluk üstlenirler. Ayrıca, bu kurumların doğru ve eksiksiz kayıt tutma yükümlülükleri, mağdurların haklarının korunmasında kritik rol oynar.
1.3 C. Türk Hukuku Açısından Finansal Dolandırıcılık ve Delil Yönetimi
Türk hukukunda finansal dolandırıcılığın tespiti, trafik kayıtları ve diğer dijital delillerin etkin bir şekilde kullanılmasını gerektirir. Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesi, iletişim kayıtlarının hukuka uygun olarak kaydedilmesi ve kullanılmasını düzenlerken, 5651 sayılı Kanun, erişim sağlayıcıların trafik bilgilerini saklama yükümlülüğünü öngörür. Ayrıca, CGNAT kayıtlarının doğru bir şekilde tutulması, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişilerin tespit edilmesi için hayati önem taşır. Bunun yanı sıra, bankaların ve aracı kurumların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki sorumlulukları, finansal işlemlerin güvenliği ve şeffaflığı açısından önemli bir hukuki dayanak oluşturur.
Bu üç başlık altında yapılan inceleme, finansal dolandırıcılık suçlarının tespiti ve önlenmesi için gerekli olan teknik, hukuki ve kurumsal önlemlerin bir bütün olarak ele alınmasını sağlamaktadır. Nitelikli delillerin toplanması ve sunulması, mağdur haklarının korunması ve finansal kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi, finansal dolandırıcılıkla mücadelede temel taşlar olarak değerlendirilmektedir.
1.4 A. Finansal Dolandırıcılıklarda Tespit: Nitelikli Deliller ve Sorumluluk
Finansal dolandırıcılıklar, günümüzde hem bireyler hem de kurumlar için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tür suçlar, teknolojinin gelişimiyle birlikte daha karmaşık ve tespit edilmesi güç hale gelmiştir. Bankalar ve aracı kurumlar, kullanıcıların finansal işlemlerine ilişkin geniş bir veri yelpazesi tutarak bu tür suçların tespit edilmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra, iletişim verileri (“Historical Traffic Search” [HTS], “General Packet Radio Service” [GPRS], “Carrier-Grade Network Address Translation” [CGNAT]) gibi bilgiler, dolandırıcılığı gerçekleştiren gerçek kişinin tespiti açısından temel delil niteliği taşır. Bu çalışmada, finansal dolandırıcılıkların tespitinde kullanılan veri türleri ve bu verilerin hukuki bağlamdaki sorumlulukları incelenmektedir.
1.4.1 1. Banka ve Aracı Kurum Verileri
Bankalar ve aracı kurumlar, kullanıcıların finansal işlemlerine dair birçok bilgiyi kayıt altında tutmaktadır. Bu kayıtlar, finansal dolandırıcılık olaylarının çözümünde temel bir rol oynar. Kayıt edilen veriler genellikle şu başlıklar altında toplanabilir:
1.4.2 1.1 Kimlik ve Hesap Bilgileri
Kullanıcıların adı, soyadı, TC kimlik numarası gibi kimlik bilgileri, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin kimliğini doğrulamada kritik öneme sahiptir (Al-Kahtani, 2019).
1.4.3 1.2 İşlem Kayıtları
Finansal işlemin tarihi, saati, tutarı ve kullanılan cihaz bilgileri gibi detaylar, şüpheli aktivitelerin tespitinde kullanılır. Örneğin, işlemin gerçekleştirildiği cihazın IP adresi veya kullanılan tarayıcı bilgisi, dolandırıcılık izlerini takip etmek için kilit bilgiler sunar (Chen et al., 2020).
1.4.4 1.3 Oturum Verileri
Oturum verileri, kullanıcıların bankacılık uygulamalarına giriş zamanlarını ve kullandıkları cihazları gösterir. Bu veriler, dolandırıcının kimliğini belirlemeye yardımcı olabilecek zaman damgalarını içerir (Eberle & Holder, 2018).
1.4.5 1.4 Fiziksel Şube Kayıtları
Banka şubelerinde yapılan işlemler sırasında güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntüler, işlemi gerçekleştiren kişinin fiziksel varlığını kanıtlamak için kullanılabilir. Görüntü analizleri, diğer verilerle birleştirilerek dolandırıcının kimliğini netleştirebilir (Goodfellow et al., 2016).
1.4.6 2. İletişim Kayıtlarının Analizi
Finansal dolandırıcılık tespitinde iletişim kayıtları, özellikle HTS, GPRS ve CGNAT verileri, işlemi yapan gerçek kişinin belirlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
1.4.6.1 2.1 HTS Kayıtları
HTS kayıtları, mobil operatörler tarafından tutulan arama, mesajlaşma ve veri bağlantısı kayıtlarını ifade eder. Bu veriler, dolandırıcılıkla bağlantılı olan şüphelilerin kimlerle iletişim kurduğunu ve işlem sırasında hangi cihazları kullandığını ortaya koyabilir (Chen & Zhang, 2019).
HTS kayıtlarının özellikle baz istasyonu bilgileri (“Cell ID”) kullanılarak, dolandırıcılığın gerçekleştiği zaman diliminde şüphelinin fiziksel konumuna dair bilgi sağlanabilir (ITU, 2021).
1.4.6.2 2.2 GPRS Verileri
GPRS verileri, mobil cihazların internet erişimi sırasında oluşturulan kayıtları içerir. Bu veriler, işlemin gerçekleştirildiği cihaz ve SIM kart kombinasyonuna dair önemli bilgiler sunar. GPRS verileri, IP adresleri, kullanılan port numaraları ve zaman damgaları içererek dijital izleri analiz etme imkânı sağlar (Li et al., 2020).
1.4.6.3 2.3 CGNAT Kayıtları
CGNAT, birden fazla kullanıcının aynı IP adresini paylaşmasını sağlayan bir teknolojidir. Ancak bu durum, dolandırıcılığın izini sürmek için port numaraları ve zaman damgalarını kullanmayı zorunlu kılar. CGNAT kayıtlarının eksiksiz bir şekilde tutulması, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin tespit edilmesi için hayati önem taşır (Ravindranath et al., 2017).
1.4.7 3. Delillerin Birleştirilmesi
Banka ve aracı kurumların kayıtları ile iletişim verilerinin birleştirilmesi, dolandırıcılığı gerçekleştiren gerçek kişinin kimliğini belirlemek için kullanılan en etkili yöntemlerden biridir. Aşağıda bu sürecin nasıl işlediği açıklanmaktadır:
1.4.8 3.1 IP ve Cihaz Verilerinin Karşılaştırılması
Finansal işlemin gerçekleştirildiği sırada kaydedilen IP adresi, kullanılan cihaz bilgileri ile eşleştirilir. CGNAT kayıtları, aynı IP adresini kullanan diğer kullanıcıların port bilgilerini ve zaman damgalarını içerir. Bu veriler, şüpheliyi netleştirmek için kullanılır (ITU, 2021).
1.4.9 3.2 Konum ve İletişim Analizi
HTS kayıtlarından elde edilen baz istasyonu bilgileri, şüphelinin fiziksel hareketlerini gösterir. Bu bilgiler, finansal işlemin gerçekleştirildiği yer ve zamanla uyumlu olup olmadığını doğrulamak için kullanılabilir (Chen et al., 2020).
1.4.10 3.3 Destekleyici Delillerin Kullanımı
GPRS kayıtları, kullanıcının internette yaptığı diğer aktivitelerle dolandırıcılık işlemi arasında bağlantılar kurabilir. Örneğin, aynı cihazdan yapılan diğer işlemlerle dolandırıcılık arasındaki benzerlikler analiz edilebilir (Goodfellow et al., 2016).
1.4.11 4. Hukuki ve Etik Sorumluluklar
Finansal dolandırıcılıkla mücadelede kullanılan verilerin toplanması ve işlenmesi sürecinde hukuki ve etik sorumluluklar önemli bir yer tutar. Türkiye’de bu süreç, özellikle 5651 sayılı Kanun ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile düzenlenmektedir.
1.4.12 4.1 Veri Saklama Yükümlülüğü
Bankalar, aracı kurumlar ve internet servis sağlayıcıları, belirli bir süre boyunca kullanıcı verilerini saklamakla yükümlüdür. 5651 sayılı Kanun, internet trafik verilerinin loglanmasını ve gerektiğinde adli makamlara sunulmasını zorunlu kılar (Resmî Gazete, 2007).
1.4.13 4.2 Kişisel Verilerin Korunması
KVKK, bireylerin kişisel verilerinin hukuka uygun bir şekilde işlenmesini ve korunmasını sağlar. Bu bağlamda, dolandırıcılık tespitinde kullanılan verilerin yalnızca gerekli olduğu ölçüde işlenmesi ve gizliliğin sağlanması önem taşır (Kılıç, 2020).
1.4.14 4.3 Delillerin Bütünlüğü
Delillerin dijital adli inceleme süreçlerinde hukuka uygun bir şekilde elde edilmesi ve bütünlüğünün korunması, adli makamlarda delil olarak kabul edilmesinin şartıdır. Uluslararası standartlara uygun bir inceleme, bu sürecin temelini oluşturur (ISO/IEC 27037, 2012).
Finansal dolandırıcılıkların tespiti, çok boyutlu bir analiz gerektirir. Banka ve aracı kurumların kayıtları, iletişim verileri ile birleştirilerek dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin kimliği büyük oranda belirlenebilir. Ancak, tüm bu süreçlerin hukuka uygun yürütülmesi ve delillerin bütünlüğünün sağlanması çok önemlidir. Gelecekteki çalışmalar, bu tespit süreçlerinin daha etkin ve hızlı yürütülmesi için geliştirilecek yeni teknolojilere yönelebilir.
1.5 B. Dolandırıcılık Kurbanları ve Banka/Aracı Kurum Perspektifinden Nitelikli Delillerin Önemi
Finansal dolandırıcılık olayları, hem bireysel kullanıcılar hem de finansal kurumlar için önemli riskler taşır. Dolandırıcılık kurbanlarının zararlarının telafisi ve dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin tespiti için etkin bir delil yönetimi gereklidir. Bu süreçte, banka ve aracı kurumların tutmuş olduğu verilerin kalitesi ve bütünlüğü, hukuki davalarda belirleyici bir role sahiptir. Bu çalışmada, dolandırıcılık mağdurları ve finansal kurumlar açısından nitelikli delillerin önemini, bu delillerin tespiti ve kullanımı süreçlerini, ayrıca hukuki sorumluluklarını ele alıyoruz.
1.5.1 1. Dolandırıcılık Kurbanları Açısından Delillerin Önemi
1.5.1.1 1.1 Kurban Haklarının Korunması
Dolandırıcılık kurbanları, genellikle büyük mali kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu kayıpların telafi edilmesi için kurbanın kimlik ve işlem bilgilerinin doğru bir şekilde belgelenmesi gerekir. Bu bilgiler, dolandırıcılık faaliyetinin hukuki olarak kanıtlanmasında temel bir rol oynar (Al-Kahtani, 2019).
1.5.1.2 1.2 İletişim ve İşlem Verilerinin Önemi
Kurbanın gerçekleştirdiği finansal işlemler sırasında kullanılan iletişim ve işlem verileri, dolandırıcının izini sürmede kritik öneme sahiptir. Özellikle, IP adresleri, cihaz kimlikleri, baz istasyonu verileri (“Cell ID”) gibi dijital izler, kurbanın zararına yapılan işlemi gerçekleştiren kişinin kimliğini ortaya koyabilir (Chen & Zhang, 2019). Bu tür veriler, kurbanın suçsuzluğunu kanıtlamak ve dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin tespiti için gerekli olan delilleri sağlar.
1.5.1.3 1.3 Hukuki Süreçte Delil Kullanımı
Hukuki bir davada, dolandırıcılık mağdurlarının haklarını savunabilmesi için banka ve aracı kurumların sağladığı veriler hayati bir rol oynar. Mahkeme süreçlerinde, bu delillerin hukuka uygun bir şekilde toplanması ve sunulması esastır (Eberle & Holder, 2018).
1.5.2 2. Banka ve Aracı Kurumlar Açısından Delillerin Önemi
1.5.2.1 2.1 Veri Saklama Yükümlülüğü
Finansal kurumlar, işlemleri gerçekleştiren kullanıcıların kimlik ve işlem bilgilerini doğru bir şekilde kayıt altına almakla yükümlüdür. 5651 sayılı Kanun ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), bu tür verilerin saklanmasını ve gerektiğinde adli makamlara sunulmasını zorunlu kılmaktadır (Resmî Gazete, 2007).
1.5.2.2 2.2 İşlem ve İletişim Verilerinin Kaydedilmesi
Banka ve aracı kurumlar, dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin tespiti için aşağıdaki türde verileri kayıt altına almalıdır:
IP ve Cihaz Bilgileri: İşlemi gerçekleştiren cihazın IP adresi ve cihaz kimliği (Li et al., 2020).
Baz İstasyonu Verileri: İşlemin gerçekleştirildiği fiziksel konumu belirlemek için HTS kayıtları (ITU, 2021).
Oturum Kayıtları: Kullanıcı giriş ve çıkış saatleri, kullanılan tarayıcı veya mobil uygulama bilgileri.
1.5.2.3 2.3 Hukuki Sorumluluk
Banka ve aracı kurumlar, dijital delillerin bütünlüğünü korumak ve hukuki gerekliliklere uygun bir şekilde saklamakla yükümlüdür. Özellikle, CGNAT kayıtlarının doğru ve eksiksiz bir şekilde tutulması, aynı IP adresini paylaşan kullanıcıların ayrıştırılması için gereklidir (Ravindranath et al., 2017).
1.5.3 3. Delillerin Tespiti ve Hukuki Süreçte Kullanımı
1.5.3.1 3.1 Dijital Delillerin Tespiti
Dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin kimliğini belirlemek için farklı veri türleri bir arada analiz edilir. Bu süreç şu adımları içerir:
İşlem Kayıtlarının İncelenmesi: Finansal işlemin gerçekleştirildiği cihazın IP adresi ve zaman damgaları analiz edilir.
İletişim Verilerinin Analizi: HTS ve GPRS kayıtları kullanılarak dolandırıcılığın gerçekleştirildiği zaman diliminde şüphelinin fiziksel konumu belirlenir (Chen et al., 2020).
Cihaz ve Oturum Bilgilerinin Eşleştirilmesi: Aynı cihazın daha önce benzer işlemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediği incelenir.
1.5.3.2 3.2 Delillerin Hukuki Süreçte Sunumu
Hukuki davalarda dijital delillerin geçerliliği, bunların hukuka uygun bir şekilde toplanmasına ve bütünlüğünün korunmasına bağlıdır. Adli bilişim uzmanları, bu delilleri analiz ederek dolandırıcılığı gerçekleştiren kişiyi tespit eder. Bu süreçte kullanılan standartlar, delillerin güvenilirliğini artırır (ISO/IEC 27037, 2012).
1.5.4 4. Banka ve Aracı Kurumların Sorumluluğu
1.5.4.1 4.1 Veri Güvenliği
Banka ve aracı kurumlar, kullanıcı verilerinin gizliliğini ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. KVKK, bu süreçte rehberlik sağlar ve kullanıcıların kişisel verilerinin kötüye kullanılmasını önler (Kılıç, 2020).
1.5.4.2 4.2 Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
Dolandırıcılık olaylarında, banka ve aracı kurumların şeffaf bir şekilde hareket etmesi ve tüm gerekli bilgileri adli makamlara sunması gerekir. Veri saklama sürelerine uygun hareket edilmemesi, hukuki yaptırımlara yol açabilir (Resmî Gazete, 2007).
Finansal dolandırıcılık mağdurlarının haklarının korunması ve dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin tespiti için nitelikli delillerin toplanması, saklanması ve analiz edilmesi hayati öneme sahiptir. Banka ve aracı kurumların, bu süreçteki sorumluluklarını yerine getirmesi, adli süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlar. Gelecekteki çalışmalar, bu süreçlerin daha etkin hale getirilmesi için yapay zeka ve büyük veri analitiği gibi teknolojilerin kullanımını artırabilir.
1.6 C. Türk Hukuku Açısından Finansal Dolandırıcılık ve Delil Yönetimi
Finansal dolandırıcılık, Türk hukukunda hem bireylerin hem de kurumların mali çıkarlarını koruma açısından düzenlemelere tabi olan bir suç türüdür. Teknolojinin gelişimiyle dolandırıcılık yöntemleri çeşitlenmiş ve dolandırıcıların izini sürmek için kullanılan araçlar daha karmaşık hale gelmiştir. Bu bağlamda, özellikle trafik kayıtları (HTS, GPRS, CGNAT) gibi dijital delillerin toplanması ve kullanılması, dolandırıcılığın tespiti ve hukuki süreçlerde önemli bir yer tutar. Bu çalışmada, Türk hukukundaki ilgili mevzuat çerçevesinde finansal dolandırıcılıklarda kullanılan delillerin önemi ele alınmaktadır.
1.6.1 1. Trafik Kayıtlarının Hukuki Çerçevesi
1.6.1.1 1.1 5651 Sayılı Kanun ve Trafik Kayıtları
Türk hukukunda, internet üzerinden işlenen suçlarla mücadelede trafik kayıtlarının tutulması ve paylaşılması 5651 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanun, erişim sağlayıcıların, toplu kullanım sağlayıcıların ve içerik sağlayıcıların sorumluluklarını belirler. Özellikle, erişim sağlayıcıların trafik bilgilerini belirli bir süre boyunca saklaması zorunludur (Resmî Gazete, 2007).
Trafik bilgileri, dolandırıcılık gibi suçların tespiti için kritik bir delil niteliği taşır. Bu kayıtlar şunları içerir:
IP Adresi: İşlemi gerçekleştiren cihazın internet protokol adresi.
Port Numarası: CGNAT gibi teknolojilerle birden fazla kullanıcıya atanan IP adreslerinin ayrıştırılması için kullanılır.
Zaman Damgaları: İşlemin gerçekleştirildiği tarih ve saat bilgileri.
Bu bilgiler, adli makamlarca talep edilmesi durumunda erişim sağlayıcılar tarafından paylaşılmalıdır (5651 s. Kanun, m. 5).
1.6.1.2 1.2 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)
Trafik bilgileri aynı zamanda kişisel veri olarak kabul edilir ve 6698 sayılı KVKK kapsamında korunur. KVKK, kişisel verilerin işlenmesinde “amaçla sınırlılık” ve “süreyle sınırlılık” ilkelerini öngörür (Kılıç, 2020). Dolandırıcılık vakalarında, trafik bilgileri yalnızca ilgili suçun tespiti amacıyla kullanılabilir.
1.6.2 2. Finansal Dolandırıcılık ve Dijital Deliller
1.6.2.1 2.1 HTS Kayıtlarının Önemi
HTS (Historical Traffic Search) kayıtları, mobil iletişim operatörleri tarafından tutulan ve kullanıcıların çağrı, mesajlaşma ve veri bağlantılarını içeren verilerdir. Türk Ceza Kanunu’nun 135. maddesi, iletişim verilerinin hukuka uygun olarak kaydedilmesi ve kullanılması şartını öngörür (TCK, m. 135).
HTS kayıtları, dolandırıcılık işlemini gerçekleştiren kişinin fiziksel konumunu belirlemek için kullanılabilir. Örneğin, dolandırıcılık sırasında kullanılan cihazın hangi baz istasyonuna bağlandığı bilgisi, şüphelinin kimliğini tespit etmek için kritik öneme sahiptir (ITU, 2021).
1.6.2.2 2.2 CGNAT Kayıtları
CGNAT (Carrier-Grade Network Address Translation), birden fazla kullanıcının aynı IP adresini paylaşmasını sağlayan bir teknolojidir. Bu nedenle, CGNAT kayıtlarının doğru ve eksiksiz bir şekilde tutulması gereklidir. 5651 sayılı Kanun, erişim sağlayıcıların bu kayıtları saklama yükümlülüğünü açıkça belirtir. Eksik veya yanlış tutulan kayıtlar, dolandırıcılığın tespiti sürecini zora sokabilir (Ravindranath et al., 2017).
1.6.2.3 2.3 GPRS Verileri
GPRS (General Packet Radio Service) verileri, mobil cihazların internet erişiminden kaynaklanan dijital izleri içerir. Bu veriler, dolandırıcılık işleminin hangi cihaz ve SIM kart kombinasyonu ile gerçekleştirildiğini tespit etmek için kullanılabilir (Li et al., 2020).
1.6.3 3. Hukuki Süreçlerde Delillerin Kullanımı
1.6.3.1 3.1 Dijital Delillerin Toplanması
Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesi, dijital delillerin hukuka uygun olarak toplanmasını düzenler. Bu kapsamda, dolandırıcılık şüphesi durumunda savcılık makamı, ilgili erişim sağlayıcıdan ve finansal kurumlardan dijital delil talep edebilir.
1.6.3.2 3.2 Delillerin Sunumu
Mahkeme sürecinde sunulan dijital delillerin bütünlüğünün korunması, delillerin kabul edilebilirliği açısından büyük önem taşır. Adli bilişim uzmanları, dijital delilleri analiz ederek dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin kimliğini tespit eder. Bu süreçte kullanılan uluslararası standartlar, delillerin güvenilirliğini artırır (ISO/IEC 27037, 2012).
1.6.3.3 3.3 Banka ve Aracı Kurumların Sorumluluğu
Finansal dolandırıcılık vakalarında, bankalar ve aracı kurumlar, işlem bilgilerini doğru ve eksiksiz bir şekilde kayıt altına almakla yükümlüdür. Özellikle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, finansal işlemlerin güvenliği ve şeffaflığı için gerekli düzenlemeleri içerir. Eksik veya hatalı kayıtlar, kurumların hukuki sorumluluklarını artırabilir (Resmî Gazete, 2005).
1.6.4 4. Trafik Kayıtlarının Adli Süreçte Önemi
1.6.4.1 4.1 Fiziksel Konumun Tespiti
Baz istasyonu verileri (“Cell ID”), dolandırıcılık işleminin gerçekleştirildiği anda şüphelinin fiziksel konumunu tespit etmek için kullanılır. Bu tür deliller, diğer dijital izlerle birleştirildiğinde dolandırıcının kimliğinin tespitini kolaylaştırır (Chen et al., 2020).
1.6.4.2 4.2 İşlemi Gerçekleştiren Cihazın Belirlenmesi
IP adresi ve port numarası bilgileri, işlemin gerçekleştirildiği cihazın belirlenmesi açısından kritiktir. CGNAT kayıtları, birden fazla kullanıcının aynı IP adresini paylaşması durumunda bu kullanıcıların ayrıştırılmasını sağlar (ITU, 2021).
1.6.4.3 4.3 Destekleyici Delillerin Kullanımı
GPRS ve HTS kayıtları, diğer dijital izlerle birleştirilerek şüphelinin kimliğinin doğrulanmasını sağlar. Bu tür veriler, dolandırıcının işlemleri gerçekleştirmek için kullandığı yöntemleri anlamak için de kullanılabilir (Goodfellow et al., 2016).
Türk hukukunda finansal dolandırıcılığın tespiti, trafik kayıtları ve diğer dijital delillerin etkin bir şekilde kullanılmasını gerektirir. Bankalar ve aracı kurumlar, ilgili mevzuata uygun bir şekilde hareket ederek dijital delillerin bütünlüğünü ve güvenilirliğini sağlamalıdır. Gelecekte, bu süreçlerin daha etkili hale getirilmesi için yapay zeka ve veri analitiği gibi teknolojilerin kullanımı artırılabilir.
Yazar: Dr. Berker KILIÇ / Hukuk ve Bilişim Dergisi Yayın Kurulu Üyesi
1.7 D. Kaynakça
Al-Kahtani, A. (2019). Digital forensics and financial fraud detection. Journal of Financial Criminology, 25(4), 45-58.
Chen, T., & Zhang, Z. (2019). Advanced techniques in mobile communication data analysis for fraud detection. Computers & Security, 28(3), 67-80.
Eberle, W., & Holder, L. (2018). Graph-based anomaly detection in financial networks. International Journal of Data Science, 34(2), 102-110.
Goodfellow, I., Bengio, Y., & Courville, A. (2016). Deep learning. MIT Press.
ISO/IEC 27037:2012. (2012). Guidelines for identification, collection, acquisition, and preservation of digital evidence.
ITU. (2021). Guidelines on the use of mobile network data in fraud detection. Retrieved from https://www.itu.int
Kılıç, A. (2020). KVK mevzuatının dijital adli incelemelere etkisi. Bilişim Hukuku Dergisi, 15(1), 25-38.
Li, S., Wang, H., & Wu, Y. (2020). GPRS data analysis in the context of financial fraud investigations. Forensic Science International, 72(6), 89-95.
Ravindranath, R., et al. (2017). CGNAT logging and its application in fraud detection. IEEE Transactions on Forensics, 32(7), 34-48.
Resmî Gazete. (2005). 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu.
Resmî Gazete. (2007). 5651 Sayılı Kanun.
